Psychiatry and Clinical Psychopharmacology
Original Papers

Serum copper and ceruloplasmin levels in children and adolescents with attention deficit hyperactivity disorder

1.

Umraniye Training and Research Hospital, Child and Adolescent Psychiatry Clinic, Istanbul - Turkey

2.

Hacettepe University School of Medicine, Department of Child and Adolescent Psychiatry, Ankara - Turkey

3.

Psychologist, Hacettepe University School of Medicine, Department of Pediatrics, Ankara - Turkey

4.

Hacettepe University School of Medicine, Department of Biochemistry, Ankara - Turkey

Psychiatry and Clinical Psychopharmacology 2014; 24: 139-145
DOI: 10.5455/bcp.20130614050435
Read: 830 Downloads: 437 Published: 15 February 2021

Objective: Attention deficit hyperactivity disorder (ADHD) is the most common neuropsychiatric disorder seen in childhood. It is characterized by inattention, hyperactivity, and impulsivity that is inappropriate for the age and developmental level of the child. Although the number of studies investigating the neurobiological basis of ADHD is increasing, there is still no clear understanding of the mechanisms of the disorder. Serum copper and ceruloplasmin levels may play a role in the neurobiology of ADHD due to their effects on oxidative mechanisms and the dopaminergic-catecholaminergic system. However, the results of studies investigating the serum levels of copper in patients with ADHD are contradictory. Moreover, serum ceruloplasmin levels have not yet been studied. The aim of the current study was to compare the serum copper and ceruloplasmin levels in children and adolescents with ADHD to the levels found in healthy controls.

Method: This study included 43 children and adolescents (32 males, 11 females) with ADHD, who did not have any neurological, systemic, or comorbid psychiatric disorders, except for oppositional defiant disorder (ODD), and 32 gender and age-matched healthy controls (23 males, 9 females). Levels of serum copper and ceruloplasmin were compared between the two groups. Approximately 47% of the children with ADHD had comorbid ODD. The level of serum copper was measured using atomic absorption spectrophotometry, and serum ceruloplasmin was measured using nephelometry.

Results: The mean level of serum copper was 17.3±3.2 µg/ dL in the ADHD group, and 16.9±2.6 in the control group. This difference was not significant (p=0.538). The mean serum ceruloplasmin level was 37.6 ± 6.9 µg/dL in the group with ADHD, and 36.9±6.4 µg/dL in the control group; this difference between groups was not significant (p=0.685). Moreover, no significant difference was observed between the groups with ADHD with or without ODD comorbidities and the control group for either levels of serum copper (p=0.845), or ceruloplasmin (p=0.878).

Conclusion: This study showed that serum copper and ceruloplasmin levels do not differ between children and adolescents with ADHD compared with controls. Although our results suggest that serum ceruloplasmin and copper do not have a direct role in the neurobiology of ADHD, there is a need for future studies with larger patient groups.


Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan çocuk ve ergenlerde serum bakır ve seruloplazmin düzeyleri

Amaç: Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) çocukluk çağının en sık psikiyatrik hastalığı olup, çocuğun yaşına ve gelişim düzeyine uygun olmayan dikkatsizlik, hiperaktivite ve dürtüsellik ile karekterizedir. DEHB’nin nörobiyolojik temellerine yönelik araştırmaların sayısı ve elde edilen veriler artmasına karşın bu konu henüz aydınlatılamamıştır. Bakır ve seruloplazmin hem dopamin ketakolamin sistem üzerine olan etkileri nedeni ile hem de oksidatif mekanizmalar üzerine olan etkileri nedeni ile DEHB nörobiyolojisinde rol oynayabilir. DEHB hastalarında serum bakır düzeyini saptamaya dönük az sayıdaki çalışmanın sonuçları çelişkilidir. Serum seruloplazmin düzeylerini saptamaya yönelik çalışma ise bulunmamaktadır. Bu çalışmanın amacı DEHB tanısı alan çocuk ve ergenlerin serum bakır ve seruloplamin düzeyinin sağlıklı çocuk ve ergenler ile karşılaştırılmasıdır.

Yöntem: Bu çalışmada; nörolojik ya da sistemik hastalığı olmayan, karşı olma karşı gelme bozukluğu (KOKGB) dışında eşlik eden psikopatolojisi bulunmayan, normal zekaya sahip, DSM-IV’göre DEHB tanısı konulan 43 çocuk ve ergen hasta (32 erkek, 11 kız), yaş ve cinsiyet bakımından benzer 32 sağlıklı kontrolle (23 erkek, 9 kız) serum bakır ve seruloplazmin düzeyleri bakımından karşılaştırıldı. DEHB hastalarının %47’sinde KOKGB eş tanısı vardı. Serum bakır düzeyleri atomik absorpsiyon yöntemi ile, serum seruloplazmin düzeyleri ise nefelometrik yöntem ile çalışıldı.

Bulgular: DEHB grubunda bakır düzeyi ortalaması 17.3±3.2 µg/dl iken kontrol grubunda bakır düzeyi ortalaması(±SS) 16.9±2.6 µg/dl olup her iki grup bakır düzeyleri ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark yoktu (p=0.538). DEHB grubunda seruloplazmin düzeyi ortalaması 37.6±6.9 µg/dl iken kontrol grubunda seruloplazmin düzeyi ortalaması (±SS) 36.9±6.4 µg/dl olup her iki grup seruloplazmin düzeyleri ortalamaları istatistiksel olarak benzer bulundu (p=0.685). Yalnız DEHB olan grup, KOKGB eş tanısı olan DEHB grubu ve kontrol grubu arsında da bakır (p=0.845) ve seruloplazmin (p=0.878) değerleri açısından istatistiksel olarak anlamlı fark gözlenmedi.

Sonuç: Çalışmamız DEHB hastalarının serum bakır ve seruloplazmin düzeylerinin sağlıklı kontrollerden farklı olmadığını göstermiştir. Sonuçlarımız DEHB nörobiyolojisinde serum bakır ve seruloplazmin düzeylerinin doğrudan rolü olmadığını düşündürmekle beraber bu konuda daha geniş hasta grupları ile yapılacak çalışmalara ihtiyaç vardır.

Files
EISSN 2475-0581