Psychiatry and Clinical Psychopharmacology

ASSESSMENT OF AXIS I AND AXIS II COMORBIDITIES IN HOSPITALIZED PATIENTS WITH ALCOHOL DEPENDENCE

1.

Malatya SSK Hastanesi,

2.

Çukurova Üniv. Tıp Fakültesi Psikiyatri AD, ADANA

3.

Çukurova Üniv. Tıp Fakültesi Psikiyatri AD

4.

Çukurova Üniv. Tıp Fakültesi Halk Sağlığı AD

Psychiatry and Clinical Psychopharmacology 2002; 12: 14-22
Read: 672 Downloads: 497 Published: 09 March 2021

Objective: Higher comorbidity rate with anxiety, depression and personality disorders have been consistently reported for patients with alcohol dependence. Presence of a comorbid disorder might result in poorer disease course and affect the treatment and prognosis. The aim of present study was to determine the prevalence of axis I and axis II comorbidities in hospitalized patients with a diagnosis of alcohol dependence and assess the influence of comorbidity on disease and sociodemographic characteristics of the patients.

Methods: Eighty patients (72 male, 8 female) diagnosed as alcohol dependence according to DSM-III-R and age range between 24 and 57 were included in this study. Patients were first interviewed within 4th to 6th week after the completion of withdrawal treatment for alcohol. Sociodemographic form and Structured Clinical Interview for DSM-III-R for both axis I and axis II disorders have been completer. Along with these instruments, all patients filled Symptom Check List, Spielberger’s State and Trait Anxiety Inventory, Beck Depression Inventory for objective evaluation of depression and anxiety symptoms.

Results: Sixty five percent of all cases had at least one comor- bid axis I disorder according to DSM-III-R. Most common axis I comorbid disorder was major depression. 72.5% of cases had at least one comorbid personality disorder. B cluster personality disorder was the most common comorbid personality cluster. Antisocial and borderline personality disorders were the most frequent comorbid personality disorders respectively. Fifthy percent of cases had both axis I and axis II comorbid diagnoses. 10 (12.5%) cases did not have any comorbid disorders in both axes. Patients with a diagnosis in axis II had significantly higher additional substance abuse, suicide attempt and earlier onset for using alcohol.

Conclusions: Presence of comorbid axis I and axis II disorders like anxiety, depression and personality disorders have clear impacts on treatment and prognosis of patients with a diagnosis of alcohol dependence. Thus, the detailed evaluation of presence of comorbidity by clinicians will provide significant contributions to management, diagnosis and treatment of cases with alcohol dependence.


Alkol bağımlılığı olan yatan hastalarda eksen I ve eksen II eştanılarının değerlendirilmesi

Amaç: Alkol bağımlılarında başta anksiyete, duygudurum ve kişilik bozuklukları olmak üzere psikiyatrik hastalık komorbiditesi (eştanısı) oranının genel populasyona oranla daha yüksek olduğu sık olarak bildirilmektedir. Anksiyete, depresyon gibi bir psikiyatrik eştanının varlığı durumunda alkol bağımlılığının gidişinin kötüleştiği, bunun da hastalığın sağaltım ve sonlanımını önemli bir biçimde etkilediği saptanmıştır. Bu çalışma alkol bağımlılığı tanısı almış hastaların biyopsikososyal özelliklerinin ve eşlik eden diğer psikiyatrik bozukluklar ve kişilik bozuklukları nın yaygınlığının belirlenmesi; komorbid hastalıkların çeşitli hastalık ve sosyodemografik değişkenler üzerindeki etkilerinin saptanması amaçlamıştır.

Yöntem: Çalışmaya alkol bağımlılığı tanısı ile yatarak sağaltım gören yaşları 24-57 arasında değişen (ortalama 42±7 yıl) 80 hasta (72 erkek, 8 kadın) alınmıştır. Tüm hastalarla ilk görüşme, yoksunluk sağaltımı tamamlandıktan sonra, yatışlarının 4.-6. haftaları arasında yapılmıştır. Görüşme sırasında sosyodemografik ve hastalık değişkenlerinin belirlendiği veri toplama formu doldurulmuş ve alkol bağımlılığına eşlik eden psikiyatrik tanıları saptamak için DSM-III-R için Yapılandırılmı. Klinik Görüşmesi (SCID-I ve SCID-II) uygulanmıştır. Ayrıca hastalardan aynı gün içerisinde ruhsal belirti tarama listesi (SCL-90- R), Beck Depresyon Ölçeği, Spielberger'in Durumluk ve Sürekli Kaygı Ölçeği (STAI)'ni doldurması istenmiştir.

Bulgular: Olguların % 65'inde (n=52) en az bir komorbid eksen- I bozukluğu saptandı. En sık görülen eksen-I eştanısı major depresyon idi. Olguların % 72.5'inde (n=58) en az bir kişilik bozukluğu vardı. B kümesi kişilik bozukluğu en yaygın görülen kişilik bozukluğu kümesiydi. En sık görülen kişilik bozuklukları sırasıyla antisosyal ve borderline kişilik bozukluklarıydı. Her iki eksende tanısı olan hastaların oranı % 50 olarak bulundu. En az bir eksen I ya da eksen II tanısı olan hasta oranı % 87.5' (n=70)di. 10 hastada ise her iki eksende de komorbidite saptanmadı. 2.eksende tanı alanlarda ek madde kullanımı, özkıyım girişimleri, anlamlı düzeyde yüksek iken, alkol kullanımı ile ilgili aşamaların daha erken yaşta başladığı belirlenmiştir.

Sonuç: Alkol bağımlılığı olan hastalarda eksen I ve eksen II eştanılarının özellikle depresyon, anksiyete ve kişilik bozukluklarının bulunması, bu hastaların tedavi ve sonlanımlarını önemli düzeyde etkilemektedir. Bu nedenle eştanıların bu konuyla uğraşan araştırmacılar ve klinisyenler tarafından göz önünde bulundurulması tanı, sağaltım, izlem sürecine önemli katkılar sağlayacaktır.

Files
EISSN 2475-0581